TEMPO PASSATO - GEÇMİŞ ZAMAN
imperfetto - hikaye bileşik zaman
passato prossimo - yakın geçmiş zaman
passato remoto - uzak geçmiş zaman
trapassato prossimo - yakın hikaye bileşik zamanı
trapassato remoto - uzak hikaye bileşik zamanı
Geçmiş zamanın da kendi içinde beş zamanı vardır:
a. imperfetto - hikaye bileşik zaman
Geçmişte devam eden veya alışkanlık olarak yapılan bir hareketi ifade eder. Türkçedeki hikaye bileşik zamanı karşılar. (yapıyordum, yapardım)
Scrivevo una lettera a Roberto Beni aradığında Roberto'ya mektup
quando mi hai telefonato. yazıyordum.
Noi giocavamo insieme da Çocukken birlikte oynardık.
bambina.
Lei cantava molto bene. O çok iyi şarkı söylerdi.
kullanıldığı yerler
1. Geçmiş zamanlı bir fiilde gerçekleşen bir olay veya hareketin olduğu ortamı belirtmek için kullanılır:
Quando sono entrata nella classe Sınıfa girdiğimde öğrenciler yüksek
gli studenti parlavano ad alta sesle konuşuyorlardı.
voce.
Quando lui è venuto da me, io O bana geldiğinde, ben televizyonda
guardavo un film alla T.V. bir film izliyordum.
2. Alışkanlık haline gelmiş, sürekli bir hareketi ifade etmek için kullanılır:
Da bambina parlavo molto. Çocukken çok konuşurdum.
Abitavi in Francia? Fransa'da mı yaşıyordun?
Lui beveva poco. O az içerdi.
3. Daha önce gerçekleşen bir olayı zamanıyla tekrar belirtirken kullanılır:
Ieri a mezzogiorno dormivo Dün öğlen hala uyuyordum.
ancora.
Alle otto andavo a casa. Saat sekizde eve gidiyordum.
4. Geçmişte aynı anda gerçekleşmiş iki olay veya hareketi belirtirken kullanılır:
Mentre guardavo il film, Filmi izlerken spagetti yiyiyordum.
mangiavo gli spaghetti.
Mentre veniva a scuola, Okula gelirken radyo dinliyordu.
ascoltava la radio.
5. "Da" edatıyla birlikte kullanılan hareket ve oluşlarda belli bir süreyi belirtmek için kullanılır:
Da tre ore ti aspettavo. Üç saattir seni bekliyordum.
Quando si sono sposati, si Evlendiklerinde birbirlerini altı aydır
conoscevano da sei mesi. tanıyorlardı.
6. Bir isteğin, niyetin gerçekleşmemesi halinde dovere-zorunda olmak, potere-yapabilmek ve volere-istemek fiilleriyle birlikte kullanılır:
Volevo vederlo di nuovo ma non Onu tekrar görmek istiyordum ama bunu
ci potevo. yapamazdım.
Lui doveva studiare molto. O çok çalışmak zorundaydı.
7. İstek ve dilek bildirirken kullanılır:
Volevo una giacca di pelle. Deri bir ceket istiyorum.
(istiyordum)
Cercava qualcosa? Birşey mi arıyordunuz?
(arıyorsunuz)
8. Geçmiş zamana bağlı discorso indiretto-dolaylı anlatım cümlelerinde presente için kullanılır:
Luigi disse: "Ascolto la Luigi, "Müzik dinliyorum." dedi.
musica."
Luigi disse che ascoltava la Luigi müzik dinlediğini söyledi.
musica.
9. Periodo ipotetico-şart cümlelerinde congiuntivo trapas-sato-dilek kipinin geçmiş zamanı ve condizionale composto-şart kipinin bileşik zamanlarının yerine kullanılır:
Kaynak http://www.maviekspres.com/index.php?Ieri se venivi alla festa, ti Dün partiye gelseydin çok eğlenirdim.
divertivi molto.
Se io sapevo non ti telefonavo. Bilseydim seni aramazdım.
b. passato prossimo - yakın geçmiş zaman
Yakın bir geçmişte yapılan bir hareket veya meydana gelen bir olayı bildirir. Bu hareket ya da olayın sonuçları hala devam ediyor olabilir. Türkçedeki -di'li geçmiş zamanı karşılar. (yapmış bulunuyorum, yaptım.) Geçişli fiiller avere, geçişsiz fiiller ise essere yardımcı fiiliyle çekilirler.
Mi sono svegliata dieci minuti On dakika önce uyandım.
fa.
Ho pianto molto ieri notte. Dün gece çok ağladım.
Lui ha deciso di cambiare casa. O ev değiştirmeye karar verdi.
Kaynak http://www.maviekspres.com/index.php?kullanıldığı yerler
1. Geçmişteki bir durumu presente-şimdiki zamanla bağlayarak belirtirken kullanılır. Ancak bugünkü durum tam olarak belli değildir.
Ho sempre amato i cani. Köpekleri her zaman sevdim.
(Li amo ancora o forse ora (Belki onları hala seviyorum belki de artık
non li amo più.) sevmiyorum.)
2. Geçmişte olmuş ancak bugün hala etkileri devam eden oluş ve hareketler için veya çok eskiden olmuş durumlar için kullanılır:
Ho vissuto ad Istanbul per venti Yirmi yıl İstanbul'da yaşadım ve şimdi
anni e ora mi sono trasferita. taşındım.
Ho guardato un film e mi è Bir film izledim ve çok beğendim.
piacuta molto.
Graham Bell ha inventato il Graham Bell hayatımızı değiştiren
telefono che ha cambiato la telefonu icat etti.
nostra vita.
3. Bazı durumlarda futuro anteriore - gelecekte bitmiş zamanın yerine kullanılır:
Quando hai finito il tuo compito Ödevini bitirince dışarı çıkabilirsin.
puoi uscire.
Quando sei arrivata ad Ankara, Ankara'ya gittiğinde beni ara.
telefonami.
c. passato remoto - uzak geçmiş zaman
Uzak geçmişte yapılan bir hareketi veya meydana gelen bir olayı süre bildirmeden ve şimdiki zamanla arasında bir bağ kurmadan ifade eder. Türkçedeki karşılığı yine -di'li geçmiş zamandır. (yaptım)
Lui ebbe fortuna quella sera. O akşam şansı vardı.
Andai a casa dopo la festa. Partiden sonra eve gittim.
Mi piacquero i fiori. Çiçekler hoşuma gitti.
d. trapassato prossimo - yakın hikaye bileşik zamanı
Geçmişte olan ve imperfetto veya passato remoto zamanı ile bildirilen bir hareketten önce yapılan bir hareketi veya meydana gelen bir olayı bildirir. Türkçedeki -miş'li geçmiş hikaye zamanı karşılar. (yapmıştım) Trapassato prossimo zamanı genellikle temel cümlede yer alır.
Ieri sera eravamo stanche perché Dün akşam yorgunduk çünkü tenis
avevamo giocato a tennis. oynamıştık.
Quando ho acceso il televisore Televizyonu açtığımda film çoktan
il film era già cominciato. başlamıştı.
Non sono andata al cinema con Onlarla sinemaya gitmedim çünkü ben
loro perché avevo già visto o filmi çoktan görmüştüm.
quel film.
e. trapassato remoto - uzak hikaye bileşik zamanı
Geçmişte yapılan ve passato remoto zamanı ile bildirilen bir hareketten önce yapılıp tamamlanan bir hareketi bildirir. (yapmıştım)
Dopo che lo ebbi visto, me ne Onu gördükten sonra gittim.
andai.
Le telefonai appena ebbi Mektubunu alır almaz ona telefon ettim.
ricevuto la sua lettera.
Che cosa facesti dopo che Ödevini bitirdikten sonra ne yaptın?
avesti finito il tuo compito?