Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.


Ekol Hoca
Konu İsmi : Mustafa - yı Mostari - Mustafa Nuri Paşa
Bilgi: Konu İle İLgili Yorumlarınızı Belirtebilir, İlave Ek Katkı Sağlayabilirsiniz, İstediğiniz Gibi Faydalanabilirsiniz

Googlede Arat : Mustafa - yı Mostari - Mustafa Nuri Paşa

Rastgele Konu: Magna Carta
Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Mustafa - yı Mostari - Mustafa Nuri Paşa  (Okunma Sayısı 231 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Ebû_Davud



Süper Üye

*****


Üye No : 5

Cinsiyet : Bay

Nerden : Evden :)

Konu  : 1244

Mesaj : 3293

Aldığı Teşekkür: 150
www.maviekspres.com
Üyelik Bilgileri WWW
Offline
« : 24 Eylül 2008, 18:31:53 »

MUSTAFA-YI MOSTÂRÎ
 
(bk. EVYÛBÎZÂDE MUSTAFA).
 
MUSTAFA NURİ PAŞA
 

(1824-1890) Osmanlı devlet adamı ve tarihçi.

Safer 1240'ta (Ekim 1824) İzmir'de dün­yaya geldi; bazı kaynaklar doğum yılını 1238 olarak verir. İzmir baş ayanı Mansû-rîzâde Mehmed Emin Efendi'nin oğludur. Özel hocalardan Arapça ve Farsça öğren­di. Tahsilini tamamladıktan sonra bir süre İzmir Valisi Salih ve Maliye Bakanı Nafiz paşaların mühürdariık hizmetinde bulun­du. 25 Nisan 184S'te Bursa Tahrirat Kale-mi'nde memuriyete başladı. Ertesi yıl İs­tanbul'a gitti ve maaşsız olarak Sadâret Mektûbî Kalemi Hariciye Şubesi'ne de­vam etti. 0 dönemde mektûbî-i hâriciy-ye olan ve daha sonra Tanzimat devrinin önemli simaları arasında yer alan Said Efendi'nin kız kardeşi Züleyha Hanım'la evlendi. Ekim 1853'te Meclis-i Âlî-i Tanzi­mat kâtipleri zümresine dahil oldu, 1858'-de Meclis-i Tanzimat Kalemi serhalifeliği-ne, 1859'da aynı meclisin başkâtipliğine, 27 Temmuz 1861'de Meclis-i Vâlâ-yı Ah-kâm-ı Adliyye, ardından Muhâkemat Dai­resi başkâtipliğine getirildi. 1 Ocak 1863'-te Mâbeyn-i Hümâyun başkâtibi oldu. Bu görevde yaklaşık bir yıl kaldıktan sonra Sadrazam Mehmed Emin Âlî Paşa ile ara­sı açıldığından Eylül 1863'te Dîvân-ı Hü­mâyun beylikçiliğine, 15 Aralık'ta Deâvî Ne-zâretî'ne, 12 Temmuz 1864'te Meclis-i Vâ­lâ-yı Ahkâm-ı Adliyye üyeliğine, 30 Nisan 1868'de Dîvân-ı Muhâkemât-ı Mâliyye, 4 Mayıs 1869'da rütbe-i bâlâ unvanıyla Dî­vân-ı Muhâsebât-ı Maliyye başkanlığına getirildi. Âlî Paşa'nın ölümünün ardından Mahmud Nedim Paşa sadrazam olunca 21 Eylül 1871'de görevinden azledildi.

3 Ekim 1872'de Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliy­ye Temyîz-i Hukuk Dairesi başkanı oldu. Otuz beş gün sonra Mütercim Rüşdü Pa-şa'nın yeniden sadrazamlığa getirilmesiy­le birlikte dürüst bir kişi olması, devlet iş­lerindeki bilgi ve yeteneği dikkate alına­rak sadâret müsteşarlığına tayin edildiyse de 8 Mayıs 1873'te azledildi. İki yıldan faz­la süren mâzuliyetinin ardından 1 Ocak 1876'da Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliyye mehâki-mi müfettişliğine, 10 Mayıs 1876'da Tem­yiz Mahkemesi üyeliğine getirildi. Rüşdü Paşa'nın beşinci defa sadrazam olması

üzerine 4 Haziran 1876'da Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliyye'ye bağlı Muhâkemat Dairesi reisi, 16 Ekim 1876'da Defter-i Hâkânî nâzın ol­du. Mart 1880'de bu nezâretin ismi Vergi Emaneti olarak değiştirildi. 30 Nisan 1882'-de vezâret rütbesi verilen Mustafa Nuri Paşa 9 Mayıs 1882'de Maarif Nezâreti'ne tayin edildi. Bu görevi sırasında üstün hiz­met nişan ve madalyalanyla ödüllendiril­di. 25 Eylü! 1885'te Doğu Rumeli'nin Bul-garistan Prensliği tarafından işgal edil­mesi sebebiyle Küçük Mehmed Said Paşa kabinesinin düşmesi üzerine nazırlıktan ayrıldı. 27 Ocak 1886'da Abdüllatif Subhi Paşa'nın vefatıyla onun yerine Evkaf nazı­rı oldu. Bu görevini sürdürürken 25 Cemâ-ziyelevvel 1307'de [1] II. Abdülhamid'in cuma selâmlığına katıldık­tan sonra evine döndüğü sırada vefat et­ti. Cenazesi Süleymaniye Camii hazîresine defnedildi.

Küçük bir memuriyetten başlayarak ve­zirlik ve nazırlığa kadar yükselen Mustafa Nuri Paşa II. Mahmud, Abdülmecid, Ab-dülaziz, V. Murad ve II. Abdülhamid dö­nemlerinde görev yapmıştır. Maarif nazır­lığı sırasında Mülkiye Tıp Mektebi'nde tah­silini bitiren doktorların Yenibahçe Hasta-hanesi'nde stajlarından sonra doktorluğa başlamaları usulü getirilmiş, Arnavutluk'­ta çok sayıda ilk mektep açılmış, İstanbul Beyazıt'ta bir umumi kütüphane kurul­muş ve mevcut kütüphanelerdeki kitap­ların tesbit ve tasnifi için gerekli düzenle­meler yapılmıştır. Bunun yanında İstan­bul Dârülfünunu'nun yeniden açılmasına teşebbüs edilmiş, önemli vilâyetlere birer maarif müdürü gönderilmiş ve müdür­lerin başkanlığında birer meclis-İ maârif oluşturulmuştur. Rüşdiye mekteplerinin ders programlan ihtiyaca göre tekrar dü­zenlenmiş, vilâyetlerdeki ilk mekteplerin sayısı arttırılmış, ilk muallim mektepleri kurulmuş ve yeni idadilerin açılmasına ça­lışılmıştır. Nezâret dairesi olmak üzere yapımına başlanan ve daha sonra Yüksek Ticaret Mektebi olarak kullanılan bina in­şa edilmiştir. Beş yıl süren Evkaf nazırlığı döneminde başta İstanbul olmak üzere memleketin çeşitli yerlerindeki birçok ca­mi, mescid, türbe, medrese, sebil, çeşme ve su yollan onarılmıştır. Mustafa Nuri Pa­şa maaş veremeyecek durumda olan nezâretin borçlarını ödemiş ve mahlûl du­rumdaki çok sayıda vakıf malını ya işler hale getirerek ya da borçlar karşılığında vererek yıkılmaktan kurtarmıştır.

Mustafa Nuri Paşa'nın kerim, hayır se­ver, fakirperver, özü sözü doğru bir zat ol­duğu belirtilir. Düşündüğünü söylemekten çekinmeyen bir kişiliğe sahipti. Bunun za­man zaman kendisi için problemlere yol açtığı bilinmektedir. Arapça'ya ve hadis ilmine vâkıf olduğu, vefatına kadar özei hocadan haftada bir gün Buhârî okuduğu kaydedilir. Tarihe karşı özel bir ilgi besle-diği, bilhassa İbn Haldun'un eseriyle yo­ğun biçimde meşgul olduğu ve çalışmala-rında onu örnek alarak metodunu benim­sediği kaydedilir. Lâleli'de bulunan kona­ğı ile Vaniköy'de iskelenin hemen yanında yer alan yalısı devrin önemli devlet ricali­nin toplantı ve sohbet mekânı idi. Bura­larda devlet işleri, tarihî olaylar, edebiyat gibi konularda sohbet edilirdi. Bu toplan­tılara babasıyla birlikte katılan Ali Fuat Türkgeldi, Mustafa Nuri Paşa'nın ölümün­den sonra geride kalanların bir daha top­lanamadığını kaydeder. Mustafa Nuri Pa-şa'nın bir oğlu olmuşsa da dört beş yaş­larında iken ölmüştür.

Mustafa Nuri Paşa'nın adını yaşatan eseri, Osmanlı tarihçileri arasında önem­li bir yer edinmesini sağlayan Netâykü'l-vuküât adlı tarihidir. Dört ciltten oluşan kitabını sekiz yıl süren (1873-1881) Def­ter-i Hâkânî nazırlığı sırasında kaleme al­mıştır. Çalışmasında Cevdet Paşa ile Ah­met Vefık Paşa'dan etkilendiği düşünüle-bilirse de esas örnek aldığı kişi İbn Haldun'­dur. İbn Haldun'un devlet teorisini benim­seyen Mustafa Nuri Paşa, Osmanlı Devle-ti'nin tarihini altı devreye ayırmıştır; bu se­beple eseri de altı bölümden meydana gel­mektedir. Birinci bölümde Osmanlı Devle-ti'nin kuruluşundan Timur hadisesine ka­dar geçen olaylar yer almaktadır. İkinci bö­lüm, Yıldırım Bayezid'in vefatı ve Çelebi Mehmed'in tahta çıkışından 11. Bayezid'in saltanatı oğlu Selim'e bırakmasına kadar geçen hadiseleri konu edinir. Üçüncü bö­lüm Yavuz Sultan Selim'in tahta çıkışından III. Murad'ın vefatına kadar geçen döne­mi, dördüncü bölüm III. Mehmed'den II. Süleyman'ın tahta çıkışına kadar geçen dö­nemi anlatır. Beşinci bölüm II. Süleyman'ın cülusundan Kaynarca Antlaşması'na ka­dar cereyan eden olayları, altıncı bölüm de bu tarihten itibaren 1841 yılına kadar ge­çen hadiseleri ihtiva etmektedir. Bölümle­rin her biri devletin kuruluş, takarrür, is­tilâ ve ikbal, tereddüt ve tevakkuf, ısla­hat ve yenilik devirleri olarak değerlendi­rilmektedir. Her bölümde önce dönemin hadiseleri anlatılmakta, ardından "tekmi­le" başlığı altında genel bir değerlendirme yapıldıktan sonra alt başlıklar halinde devlet erkânı ve saltanat işleri, kurumlar ve gelişmeleri, arazi idaresi, mülkiye ve eyaletler, ordu, bahriye, maliye, ilim, ma­arif, sanayi ve fen alanındaki gelişmeler, hariciye gibi konular incelenmekte; yeni­çeri, cebeci, süvari, tersane, bostancı, taş­radaki yerli kulu ocakları ve akıncı taifesi­nin sayıları, nizam ve kaideleriyle mevcut âlim ve memurlara dair bilgiler verilmek­tedir.

Eserin hazırlanması esnasında Osmanlı tarihlerinin yanında Babıâli, Maliye, Def-terhâne kayıtlan da incelenmiştir. Bunlar­la birlikte matbu olmayan çok sayıda risa­le ve mecmuadan da istifade edildiği kay­dedilmektedir. Ayrıca sefâretnâmeler, es­ki teşrifat defterleri, matbah emini Salih Paşa'nın defterleri, Defterhâne'de muha­faza edilen vakfiyelerle Takvîm-i Vekâyi' nüshaları da kaynakları arasında sayılabi­lir.

Mustafa Nuri Paşa eserinde olayları ak­tarmanın ötesinde sebep ve sonuçlarını araştıran bir yöntem kullanmış, eski rûz-nâmecilerin izlediği yolu terkederek olay­ların tasvir ve takdirinde tenkidi noktalar­dan hareket eden yeni bir yol tutmuştur. Önemli bilgilerin yer aldığı eser kolay ve akıcı üslubuyla yaygınlık kazanmıştır; Franz Babinger tarafından Osmanlı tarihi hak­kında yazılmış Türkçe eserlerin içinde en öğretici ve öğrenme şevki vereni olarak nitelendirilmektedir. Sultan Mehmed Re-şad'ın Nuri Paşa'nın eserini sık sık okutup dinlediği kaydedilir. Son vak'anüvis Abdurrahman Şeref Efendi'nin Târîh-i Devlet-i Osmâniyye isimli eserinin tertibinde Ne-tâyicü'l-vuküât örnek alındığı gibi bunun başlıca kaynağı da olmuş, I. cildin sonuna eklenen "Teşkilât ve Nizâmât-ı Kadîme" başlıklı kısım Netâyicüri-vuküât'tan ol­duğu gibi aktarılmıştır.[2] Kitap ayrıca başta Ahmed Râsim olmak üzere pek çok kişi tarafından kaynak ola­rak kullanılmıştır. Mustafa Nuri Paşa'nın eseri kaleme almaktaki maksadı, umumi bir Osmanlı tarihi yazmaktan ziyade Os­manlı saltanatının başlangıcından itibaren siyasî idare ile zaman zaman değişen ka­nun ve nizamların değiştirilmesinin sebep­lerini araştırmak ve neticelerini bulmak­tır. Bundan dolayı tarihî hadiseler kısaca sıralandıktan sonra devletin yapısı ve teş­kilâtı incelenmektedir. Bu açıdan türünün ilk örneği olarak değerlendirilir.

Mustafa Nuri Paşa'nın Batı dillerini bil-meyişi sebebiyle Avrupa tarihine dair eser­lerden istifade edememesi bir eksiklik olarak kaydedilmektedir. Özellikle Avrupa ile ilişkilerin arttığı bir dönemin anlatıldığı al­tıncı bölümde bu eksiklik daha çok göze çarpar. Müellif bu kısmı da yazmış, ancak müsvedde halinde kalmış ve tamamlana­mamıştır. Verdiği bilgilere kaynak göster­memesi de bir eksiklik olarak görülmek­tedir. Onun eserinde geleneksel kurumla­rı tanıtmayı hedeflediği, Tanzimat'la bir­likte devletin kurumları köklü bir değişik­liğe uğradığı için Tanzimat sonrasını yaz­mak istemediği şeklinde değerlendirme­ler de yapılmaktadır.

Eserin ilk üç cildinin baskısı müellif ta­rafından yaptırılmış[3] IV. cildi, Mustafa Nuri Paşa'nın ölümün­den sonra Mehmed Galib Bey ilk üç cildin ikinci baskısıyla birlikte ve bir önsöz ilâve­siyle neşretmiştir [4] Mustafa Nuri Paşa, eserinin IV. cildinin basımını kayınbirade­ri eski Dahiliye Nâzın Said Efendi'ye vasi­yet etmiş, ancak bu vasiyet Said Efendi'­nin vefatından sonra oğlu Mehmed Galib Bey tarafından gerçekleştirilebilmiştir. Netâyicü'î-vuküât'ı Neşet Çağatay sade-leştirerek yayımlamışsa da [5] bu neşirde önemli yan­lışlar tesbit edilmiştir.[6] Bazı kaynaklarda Mus­tafa Nuri Paşa'nın ayrıca Hazînetü'1-he-söb isimli matbu bir eseri bulunduğu kay­dedilmektedir.

 
Bibliyografya :
 

Karslızâde Cemâleddin Mehmed, Osmanlı Ta­rih ueMüverrihleri:Âyîne-iZurefâ, İstanbul 1314, s. 143-144; Abdurrahman Şeref, Târîh-i Deulet-i Osmâniyye, İstanbul 1315,1, 274 vd.; Siciü-i Os-mânî, IV, 486-487; Osmanlı Müellifleri, III, 146; Mahmud Cevad, Maârif-i ümûmiyye Nezâreti T&-rihçe-i Teşkilât oe İcrââtı, İstanbul 1328, s. 252 254; îbnülemin-Hüseyin Hüsâmeddin [Yasar], Eo-kâf-ı Hümâyun Nezaretinin Târihçe-i Teşkilâtı ue Nüzzârtn Terâcİm-i Ahvâli, İstanbul 1335, s. 190-192; Ali Fuat Türkgeldİ, Görüp İşittiklerim, Ankara 1949, s. 61; a.mlf.. "Mansurîzâde Mus­tafa Paşa ve Netâyicü'l-vukûât", TTEMlyen\ se­ri), 1/1 (1929), s. 40-48; Ali Rıza-Mehmed Galib, Geçen Asırda Devlet Adamlarımız (haz. Fahri Çetin Derin), İstanbul 1977, I, 82-85; Babinger (Üçok), s. 403-404; İsmail Nâmî Erbilek, "Musta­fa Nuri ve Eseri", YT, sy. 80 (1939), s. 314-318; Neşet Çağatay, "Mustafa Nuri Paşa ve Eseri (1824-1890)", TTK Belleten, XL1I/167 (1978), s. 445-463; Orhan Şâik Gökyay, "Netâyicü'l-vukuat. Mustafa Nuri Paşa", TED, sy. 10-11 (1980). s. 433-442; İsmet Parmaksızoğlu, "Mustafa Nuri Paşa (Mansûrî-zadel", TA, XXIV, 498-499

Logged

Robot Linkler
Altarnatif Linkler
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 14312


View Profile
Re: Mustafa - yı Mostari - Mustafa Nuri Paşa
« Posted on: 04 Eylül 2010, 17:20:37 »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Ben robot moderatör olrak siteden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm.

giris  kayit
Benzer Konular: Mustafa - yı Mostari - Mustafa Nuri Paşa Hadisleri,Mustafa - yı Mostari - Mustafa Nuri Paşa Nedir?, Mustafa - yı Mostari - Mustafa Nuri Paşa Cübbeli, Mustafa - yı Mostari - Mustafa Nuri Paşa Ayetleri, Mustafa - yı Mostari - Mustafa Nuri Paşa Ödev, Mustafa - yı Mostari - Mustafa Nuri Paşa Dini Sorular, Mustafa - yı Mostari - Mustafa Nuri Paşa Öğreniyorum, Mustafa - yı Mostari - Mustafa Nuri Paşa Anlatımı, Mustafa - yı Mostari - Mustafa Nuri Paşa İndir, Mustafa - yı Mostari - Mustafa Nuri Paşa malik Ester, Mustafa - yı Mostari - Mustafa Nuri Paşa Maranki, Mustafa - yı Mostari - Mustafa Nuri Paşa Sözleri
Logged
Etiket:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: